Lider : “Aşkı Peşinden Koşturan Adam”

Asım Onat
Trabzon’un Çaykara ilçesinde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise tahsilini Hatay’ ın Kırıkhan ilçesinde tamamladı. 1979 yılında girdiği Karadeniz Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden 1983 yılında mezun oldu. Halen kuruculuğunu kendisinin yaptığı anaokullarındaki çalışmalarına kurucu ve idareci olarak devam etmektedir. Öğrencilik yıllarından itibaren yazı ve şiir yazmaya ilgi duydu. Çeşitli dergilerde şiir, deneme ve araştırmaları yayımlandı. Şiirlerinde daha çok İkinci Yeni Akımı’ nın etkisinde kalsa da kendine özgü imge temelli sürrealist bir akım arayışı içindedir. Muhtevada milli ve insani değerleri temel alır. Yazılarında geçmiş ile gelecek arasında uhrevi bir bağ çağrışımı kurar. Yazar, evli, üç çocuk babasıdır.
22.11.2020
1.530
A+
A-

Lider : “Aşkı Peşinden Koşturan Adam”

Ruhumuzda derin izler bırakan, bizimle ağlayıp bizimle gülen ve asla vazgeçmeyen bir öncü…

Bütün bir coğrafyaya, millete hatta milletlere çağrı yapan ve dik durmayı öğreten asil bir insan… Dik duran ama asla diklenmeyen mütevazı ama görkemli, düşmana korku, dosta sevgi veren bir dost… Aranan, sevilen, gönül coğrafyasının rütbeye ihtiyaç duymayan neferi… Peşinden koşulan, bir işaretiyle binleri, yüz binleri, milyonları harekete geçiren sevgili…

            Gönül dünyamızdaki yerini aldın şimdi. Fizikte uzak, metafizikte şahdamarımız kadar yakın bildiğimiz; ayrımız gayrımız olmayan; birliğimizin beraberliğimizin sembolü. Gücümüze güç katan çelikleşmiş bir irade. Yanındayız ve seninleyiz. Davan büyük, davan hor. Bak kimler geldi geçti yeryüzünden, hiç dinmedi hak ve batıl davası. Ataların da liderdi senin, en az senin kadar. Şimdi bıçak açmıyor ağızları. Süte su karışmış, hak ile batılı ayıracak terazi kırılmış maalesef. Acı çekiyor insanlık. Ve sen yine yalnız gözyaşlarınla yumuşatıyorsun sert ve çorak toprağı. Mümbit araziye döner susuz topraklar seninle. Değer dostuna pamuktan ellerin, ezer zalimi çelikten bileklerin. Ve sen hep varsın. Gönlümüzdesin, ruhumuzdasın.

Nerde yoksun ki? Evde sen, sokakta sen, yolda sen, köyde sen, şehirde sen, cephede sen… Senin gür sesinle güçlenir yüreğim benim. Aslan kesilirim; bir korkak leylek, ürkek bir tavşan iken. Sen varsın ya… Yetersin. Mersiye mi bu yoksa bir methiye mi? Yok yok. Bu ne mersiye ne de methiye… Bu hakikatin ta kendisidir. Varsın ya sen! Ne gam ne keder, ne elem ne zulüm… Ellerimiz bir, gönüllerimiz bir. Aynı ufka bakarız. Mazimiz bir, istikbalimiz bir… Biz biriz, birliğiz. Bezm-i elestten başlayan tanışıklığımız hiç bitmeyecek. Tanışmasak da tanışığız. Gözlerimden tanırsın beni. Sen bir lidersin. Hep önden gidersin. Açtığın yolda, gösterdiğin ufukta iyilik, güzellik, doğruluk var. Yoksa lider olamazdın ki! Lider sen değil, senin yaptıklarındır. Kim anlar ki bu gerçeği? Doğrusu doğruyu bilenler, hakkı kabul edenler hariçkimse anlamaz ki seni. Oysa biz birbirimizi gözlerimizden tanır ve anlarız. Gözler ruhun aynasıdır. Tanışıklığımız bedenimizden değil, ruh dünyamızdandır bizim.

Şimdilerde kara coğrafyanın zalim çocukları kara elmas için kara kardeşlerimizin hayatlarını karartmakla meşguller. Sanki dünya baki, bir bilseler insan fani. Kara gün dostu olurlardı elbet karakışta. Gecenin karanlığında baykuş gibi öten haydut! Bak güneş doğdu doğacak, aydınlık gözünü aldı alacak ve sen kaçacak delik arayacaksın. Liderimizin bir işareti seni bulmaya yetecek ve kara delikten sefil bir biçimde çıkacaksın: Boynu bükük ve zelil.

Değirmende buğday öğütülmüş, mazlumun karnı doymuştur şimdi. Çelik namlular, katı yüreklere kara korkular salmıştır şimdi. Bekle beni liderim. Geliyorum. Yukarıdan, aşağıdan, geriden, ileriden, yandan, sağdan ve soldan… Bak her yerdeyim… Yanındayım artık. Yalnız değilsin. Doğuş erleri ellerinde masumlar için gül atan mavzerler taşıyor. Etrafın mazlum ve sen masumsun. Zulüm elbet payidar olamaz. Hak gelince batıl zail olur. Güneş doğunca karanlıklar son bulur.

Aşk, senin peşinden koşuyor artık. Yetişir mi sana bilinmez ama sen aşkı bütün gönlünle çepeçevre kuşattın, içine aldın. Aşk adamısın belli, gönlünde hiç bitmeyen ilahi nur; bayrak, vatan ve millet aşkı var. İşte bu bayrak, bu vatan ve bu millet aşkıdır bizi gönülden lidere bağlayan…

Lider, lider, lider ve işte sen. Artık bir bütünsün halkınla. İçlerinde sana yabancı yok. Milyonlar da olsanız kalp dünyanız bezm-i elestten tanışıktır. Bir ve bütünüz. Yeter artık, zulüm payidar olamaz. Dağılın yeryüzüne! Bak seni bekliyor bu ihtiyar nine, şu mazlum kadın,o ağlayan çocuk.

Asım ONAT

17 Kasım 2020

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

  1. Veysel ÇAYIR dedi ki:

    Bu yazının şerhe ihtiyacı yoktur. Altına bir imza koymak yeter.

    1. Asım Onat dedi ki:

      Bu sarih yorumunuz için çok teşekkür ederim.

  2. Azmi Gülşen dedi ki:

    Umut saçan, realiteyi de göz önünde tutan; tutam tutam, çiçek, burcu burcu misk kokan; uyanışın dirlişle sarmaş dolaş olduğu, müminin gözünü aydınlatan, münafığın yüzünü buruşturan, bir meltem gibi diriliş estirip ruhumuzu okşayan, anılarımızı şöyle bir yoklayan yazınız nedeniyle kutluyorum. Selamlar.

    1. Asım Onat dedi ki:

      Eger dediklerinizi basarabildiysek ne mutlu bize. Gerçekten de dirilişe, yeniden doğuşa ne kadar ihtiyacımız var. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederiz.

  3. Tuncay Demirel dedi ki:

    Kaleminize sağlık Asım Hocam, yine güzel bir yazı, Tebrik ederim ne güzel ifade etmişsiniz.

    1. Asım Onat dedi ki:

      Bu yorumunuz için çok teşekkür ederiz değerli hocam. Duyularımızı ifade edebilmişşek ne mutlu bize. Duygunun kaybolmaya yüz tuttuğu bir çağa duygu katabilmek ne güzel.

  4. Sezai GÜMÜŞ dedi ki:

    Asim hocam yine duygularımıza tercüman olmuşsun. Bazı ruhlar ezelden tanişiktirlar.O yüzdendir kaynaşması.
    Kalemine sağlık.
    Yazılarınızın devamını bekliyoruz.
    Selametle,sağlıcakla kalın hocam.

    1. Asım Onat dedi ki:

      Değerli hocam, duygularınıza tercüman olabildikse ne mutlu bize. Ezeli tanışıklığımızın ebedî olması dileklerimle Allah’a emanet olunuz.