Vatan Selfie’si

Harun Doğukan
1984’te Kahramanmaraş’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 2002-2006 yılları arasın Ankara Gazi üniversitesi Türkçe öğretmenliği bölümünü okudu. Yüksek lisansını Kahramanmaraş Sütçü İmam üniversitesinde tamamladı. Çeşitli illerde Türkçe öğretmenliği yaptı. Şu an Kahramanmaraş’ta Okul Müdürü olarak çalışmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.
15.07.2022
219
A+
A-
Vatan Selfie’si

“Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,

Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Vatanını yüreklerine sığdıranlara selam olsun! Selam olsun gecenin şerrini tekbir güneşiyle aydınlatanlara! Nazar değmesin diye bakamazken, kıyamazken öpmelere; evladıyla kurşuna gülümseyen Erol Olçok’lara selam olsun!

İkizini kucağına alıp çifte nurla bayram eden, sonra bayram edip onları cennete uğurlayan Ahmet ve Mehmet’in babalarına selam olsun.

            Ah be Halil Kantarcı! İnandığın dava uğruna çocuk yaşta zindanlarda yatmıştın halbuki. Hak etmiştin dünya hayatında biraz huzur bulmayı. Rahatlık sana göre değildi oysa. Sabrın en yükseğini gösterip sevdiklerini mahşere erteledin. Biz rahat edelim diye diyeceğim de biz hiç rahat değiliz ki Halil’im! Yattığın topraktan çok daha sert yataklarımız, sarıldığın kefenden çok daha kirli kıyafetlerimiz. Ne yapalım bizim de payımıza düşen imanın en zayıf noktası oldu.

            Resul’un “İstemez misin ey Ömer, dünya onların olsun, ahiret de bizim” buyruğuna “”Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı ” (Ankebut, 29/64)” ayetiyle “Beli” diye cevap veren Ömer Halis! Ne güzel yürüdün sen ölümsüzlüğe, ne güzel madalyalarla ağuşunu açan peygamberine ulaştın.

            Vatanı siz kurtardınız, edebiyatı bize kaldı. Öyle edebiyat dediğim de selfi’ler işte. Bilmem kaç megapikselli bilmem ne programında canlı yayınlar. Mezarınızın başında foroğraflar. Kameraların amirlerin önünde getirdiğimiz tekbirler. Bundan ibaret edebiyat dediğim de. Öyle sizin gibi telefonları kapatıp koşamadık ölümlere. O yüzden hepinizi aile fotoğraflarınızdan tanıdık, ölüme koşarken değil.

            Ebu Leheb’ler ölmedi biliyoruz, ama kıtaları Yusuf maskesiyle virüs gibi dolaşıyor. En çok da bize benzeyip çökertiyorlar iman sistemimizi. Olukların birinden kir birinden nur akmıyor artık Üstad! Her ikisi de nur görünüyor bize. Neyin nur neyin kir olduğunu çözemez olduk. Köpekler dolaşıyor doru yeleli atlarımızın izinde.

            Yumruk nerden geliyor bilmiyoruz, biz hendeği nereye kazacağız bilmiyoruz. Uhud dağına pusu kurmuştu okçular, biz pusu nerde hain nerde bilmiyoruz. Şer hiç bu kadar kuşatmamıştı kalemizi, biz kalemiz neresi hangi kapıyı kilitleyeceğiz onu da bilmiyoruz.

            Ümitsiz mi kaldık; Asla!

            Telefonsuz, selfi’siz vatansever yiğitler her zaman var biliyoruz. Çünkü biz buna en son 15 Temmuz’da şehadet ettik. Bir kez daha anladık bayrağımızın neden kan kırmızısı olduğunu. En zifiri karanlıkların bile iman nuruyla boğulduğunu bir kez daha gördük.

Hiçbir zaman bizden yana olmadı karanlık, biz de sevmedik hiçbir zaman onu. Bildiler karanlıkla yenemeyeceklerini, o yüzdendir ki sağdan yaklaştılar. Kimimizi sindirdiler, kimimizi şehit ettiler. Daha da çoğaldık, kestikçe çoğaldık, ezdikçe sıklaştık.

            Sık tutmadığımız safların arasına sıkıştılar, Kadiri halkası gibi sıklaştık, Nakşibendi hatmi gibi diz dize verdik.

Özetle;

“Başaramadılar, milletimizi bölemediler, ezanlarımızı dindiremediler, bize boyunduruk kuramadılar!!”

            Tarih tekerrür etti, tüm uyuyanları uyandırmaya bir uyanık yetti. Selam olsun lidere!      

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.